Asit, Latince “ekşi” anlamına gelen acidus kelimesinden türetilmiş olup, kimyasal ve tıbbi bağlamda farklı tanımlara sahip olan bir terimdir:
- Kimyasal Tanım: Modern kimyada asitler üç ana yaklaşımla tanımlanır:
- Arrhenius Tanımı: Sulu çözeltide ayrıştığında hidrojen iyonu ($H^+$) veren bileşiklerdir.
- Brønsted-Lowry Tanımı: Başka bir bileşiğe hidrojen iyonu (proton) verme eğiliminde olan “proton donörü” maddelerdir.
- Lewis Tanımı: Kimyasal bir bağ oluşturmak için elektron çifti kabul eden maddelerdir.
- Genel Özellikler: Asitlerin tadı ekşidir, mavi turnusol kağıdını kırmızıya çevirirler ve bazlarla reaksiyona girerek tuz ve su (nötralleşme) oluştururlar. Kimyasal özellikleri bakımından bazların zıttı olarak kabul edilirler.
- LSD (Argo Kullanım): Sokak dilinde ve farmakolojik olmayan bağlamlarda, güçlü bir halüsinojen olan LSD (Liserjik Asit Dietilamid) maddesini ifade etmek için kullanılır.
- Tat Duyusu: Tadı ekşi veya keskin olan maddeleri tanımlayan bir sıfat olarak da kullanılır.
Tıbbi ve Fizyolojik Önem:
İnsan vücudunda asit-baz dengesi (Homeostaz) hayati bir öneme sahiptir. Kanın pH değerinin 7.35 ile 7.45 arasında tutulması gerekir. Bu dengenin bozulması, kanda asit birikmesi sonucu asidoz veya baz artışı sonucu alkaloz gibi ciddi klinik tabloların ortaya çıkmasına neden olur.
Tıbbi Feragatname: Bu bilgiler yalnızca eğitim amaçlıdır. Herhangi bir tıbbi durumun teşhisi veya tedavisi için mutlaka uzman bir hekime danışılmalıdır.
Yorumları Göster / Tartış (0)